AYLİN İŞCAN YENER'İN İLK ROMANI "AHMET"İN İMZA GÜNÜ SUMMART SANAT MERKEZİ'NDE YAPILDI | Kurumsal İletişim

AYLİN İŞCAN YENER’İN İLK ROMANI “AHMET”İN İMZA GÜNÜ SUMMART SANAT MERKEZİ’NDE YAPILDI

AYLİN İŞCAN YENER’İN İLK ROMANI “AHMET”İN İMZA GÜNÜ SUMMART SANAT MERKEZİ’NDE YAPILDI

Aylin İşcan Yener’in, kitabın ana karakterinin adını taşıyan ilk romanı “Ahmet”,  Summart Sanat Merkezi’nde okurlarıyla biraraya geldi. Summart Sanat Merkezi’nde gerçekleşen imza gününde iki saat boyunca kitabını imzalayan Yener okurlarıyla bol bol fotoğraf çektirdi.

Aylin İşcan  Yener’in bir solukta okuyacağınız romanı “Ahmet”in imza gününe, Çiğdem Hitay, Ece- Erol Mizrahi, Nadire Tanes, Nermin Aşçıoğlu, İlknur Albayrak Bostancı, Nejat Türkmen,  Selin Bozkurt, Handan Aral gibi tanınmış simalar katıldı.  

 

İlk romanı “Ahmet”le, edebiyatla olan ilişkisini okurluktan yazarlığa taşıyan Aylin İşcan Yener, 24 Aralık 2017 Pazar günü Summart Sanat Merkezi’nde imza günü yaptı. Aralık 2017’de kitapçılardaki yerini alan ve kısa sürede çok satan kitaplar arasına girmeyi başaran “Ahmet”in imza gününe Çiğdem Hitay, Ece- Erol Mizrahi, Nadire Tanes, Nermin Aşçıoğlu, Selin Bozkurt, Handan Aral gibi tanınmış simalar katıldı. 

Yener, romanında I. Dünya Savaşı sırasında Rodop Dağları’nın eteklerinde birbirine gönül veren bir Müslüman ve Hıristiyan gencin o dönem için imkânsız aşkını ve bu aşkın ödenen bedellerini uzun yıllara yayarak ilmek ilmek işliyor.  Aylin İşcan Yener romanıyla okuyucuyu Balkan coğrafyasında dolaştırırken aşkın, hayallerin ve sırların peşinden giderek kaderi sorguluyor. Selanik’ten İstanbul’a uzanan, akıcı üslubuyla bir solukta bitiveren ve sürpriz sonuyla şaşırtan “Ahmet”çok katmanlı yapısıyla geniş bir okur kitlesine hitap ediyor.

 

“Ahmet Çok Özel Bir Adamın Hikayesi”

“Ahmet”in çok özel bir adamın hikayesi olduğunu söyleyen Aylin İşcan Yener, ilk romanıyla ilgili olarak şunları dile getirdi:

“Roman, bir Müslüman’la bir Hıristiyan’ın evlenmelerinin mümkün olmadığı zamanlarda birbirlerine âşık iki gencin, her şeyi göze alarak kaderlerine meydan okumaya karar vermeleri ve kasabalarından ayrılarak Selanik’e gitmek üzere yola çıkmalarıyla başlıyor. Sonra yol; yolda yaşananlar, yolda karşılaşılanlar, yolda bırakılanlar ve bambaşka yollara sapan hayatlar…

 

 

Bu imkansız aşktan doğan çocuklardan biri olan Ahmet, Selanik’ten İstanbul’a kaçmak zorunda kaldığında, anne ve babasının aşkının bedelinin kendi üzerine düşenini bu yolla ödediğini bilmektedir. Her şeyi ve herkesi geride bırakarak yola çıkmak aile mirası gibidir. Ahmet ölene kadar yüreğindeki bu göç ağrısıyla yaşar. Köksüzlük duygusuyla büyük bir risk alarak kaderine müdahale eder ve bu da romanın sonunda bizi büyük bir sürprizle karşılaştırır.

 

Doğumla ölüm arasındaki yolculukta herkes kendi hikâyesini yaşar. Bazıları buna dışarıdan müdahale etmeye kalkışır. Müdahale eden taraf bazen din olur, bazen devletler, bazen ırk, bazense toplumsal kurallar. Aslında o kadar anlamsız ki… Aşk, sevgi, duygular kalıplara sokulamaz. Biz bu yaşadıklarımıza çoğu zaman kader der geçeriz. Ama insan yaşadıklarını dışarıdan sadece seyrederse, kaderin elinde  oyuncağa dönebilir! Romanımda bu konuları da sorgulamak istedim.”

 

Ayrıca, Summart Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen imza gününde Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Gülveli Kaya’nın “Sevmek Zamanı” adlı kişisel resim sergisi de yer alıyordu. Sanatçının sergisi 15 Ocak 2017 tarihine kadar uzatıldı.

Paylaş

Yorum bırakmak için.

Your email address will not be published.